"Bir ada yeterince büyükse, anakaradan farkı yoktur. Bir adanın, kendini ada gibi duyumsaması için, enikonu küçük olması gerekir."

 

İngiliz edebiyatının ustası D. H. Lawrence, “Adaları Seven Adam” adlı öyküsünde, modern yaşantıdan kaçarak sığındığı üç adanın ilkini böyle anlatır. Arkeolojik bir araştırma, bilimsel sorulardan yola çıksa bile, ada ve adalılık kavramının romantizminden kaçmak kolay değildir. Yıkılmış duvarlar, çanak çömlek parçaları, kayalara oyulmuş merdivenler yaşanmışlığın izlerini taşır.

Boğsak Arkeolojik Yüzey Araştırması (BOGA), Günder Varinlioğlu başkanlığında, 2010 yılından bu yana Dağlık Kilikya’da yer alan Taşucu Körfezi’nin kıyıları, adaları ve artalanında somut ve somut olmayan kültürel miras öğelerinin araştırılmasını ve belgelenmesini içeren bir arkeolojik çalışmadır. On yıl önce büyük emek verilerek inşa edilmiş taşlı topraklı bu yol, ilk günkü azim ve istekle aşındırılmaya devam etmektedir.

Bu yolda karşımıza çıkan insanlarla–yer yer hayvanlarla–kurduğumuz dostluklara, amaçlarımıza ve ulaştığımız sonuçlara eşlik edin. Çünkü bu sergi size varılan yeri değil, bu yolculuğun ta kendisini anlatacaktır.

*Varinlioğlu, Günder. "Boğsak'tan Dana'ya Uzanan Bir Ada Öyküsü Boğsak Arkeolojik Yüzey Araştırması". Aktüel Arkeoloji 67 (2019): 8-13.